ESKİŞEHİR, ANADOLU’MUZUN BİR AVRUPA KENTİ OLURKEN – DAVUT FEN
Aylar öncesiydi. Adını daha işin başında belirten bir anket şirketi ilgilisi, telefonumda, karşımdaydı. Bana sorular yöneltiyordu.Oysa yıllar yıllar öncesi bir anımda vardı ki o tarihte buralara ilk geldiğim gün aklımdaydı.Ne yalan söyleyeyim, işte o gün büyük hayal kırıklığı yaşamıştım. Orman İşletme Yerleşkesi içinde kalmıştık. Bundan bir önceki olan konukevinde konaklamıştık. Yerleşkeden ayrılıp hemen önündeki caddeye çıktığımızdaydı hayal kırıklığım. Cadde boyunca yer alan o kanal içindeki bolca su bayağı bir aşağıdan, salına salına akmaktaydı. Şaşkınlığımda işte o noktadaydı. Bu kadar merkezi yerde kalan o su kanalı boyunca yayalar için bir koruma önlemi alınmamış olması hiç de kabul edilebilir bir boyut değildi. Basından ise hep birer sıralı tespih taneleri gibi art arda adları sıralanıvere bu Bodrum, Marmaris, Fethiye ilçelerimizin ünü almış yürümüş, gitmiş derecesindeydi.İşte o zaman, sözünü ettiğim kanal boyunun halini, ülkemizin öne çıkmış ünlü ilçeleri nitelemesiyle bağdaştıramamıştım.
Şu anki kentimiz, o zamanların ortanın üzerinde ele avuca sığacak nüfus ölçüsünde bir yerdi. Otuz yılda çok büyüyüp genişledik. Bizim sokağımızda ki, biz şöyle böyle merkezi yerde sayılırız, iki araç park etmiş görünürdü. Yedi ailenin yaşadığı apartmanımıza da ilk taşınan ikinci aile olmuştuk.Gelin görün ki yanı başımızda bulunan caddeye sağlı sollu araç park ediliyor ve sonrasında da aradan tek bir araç ancak geçebiliyor. Apartman bahçeleri araç park etmeye ki, bazı yerlerde örnekleri de var, an ancak o koşullarda yeni çözüm getirilebilir. Yeniden o başta söz ettiğim anket olayıma döneyim. Karşımdaki kişinin konuştuğu kişiyi tanıma ve eğilimini keşfetmesi önemli. O yüzden belli soru kalıpları ve incelikli yöntemi olduğu kesin.
Ülkemizde mesleğinde ve alanında öne çıkmış kimleri tanıdığım soruluyor. Bu alanlar, sinema, müzik, gazetecilik, tv. sunucuları ve benzerleri oluyor. Sizlerde bilirsiniz ki o alandaki kişileri belirttiğinizde artık siyasal eğiliminizde belirginleşir gider. Arkası sıra sorular yine geliyor. Onları da yanıtlıyorsunuz. Siz olsaydınız o alanda ne gibi çözümler üretirdiniz, de deniyor. Karşınızdaki kişi, sizi eğitimli ve donanımlı biri keşfini yaptığında ise bırakıvermiyor. Sorular art arda gelip duruyor. Affınıza sığınma inceliğine başvurularak, son bir soru, denilse bile konuşma o aşamada yinede bitirilmiyor. İçtenliğiniz anlaşılınca da sanki akış içinde önemi gözden kaçırılarak yanıtlanıverir beklentisiyle o can alıcı son soru, yöneltiliyor; Adınız, soyadını efendim? Onca soruyu başınıza iş açacak denli yanıtlamışsınız; bir de kimliğinizi açık etmezsini herhalde, değil mi?
Benim, kentimiz için sayılı, bir iki hayalim var. Onları sevdiğim kişilerle zaman zaman zaten içtenlikle paylaşıyorum. Daha ne olsun?
Kentimiz, yakın zaman için ve ilerisi için tanınmış kent öngörücülerini gece gündüz çalıştırmayı hak ediyor. Buna şiddetle gereksinim var. Değerlerimizi koruma boyutunda geri dönülemez eşiği aştık. İmar afları da bu işin önemli yanıdır.İyi haftalar…
MMAI doğrulanmış özgün içerik — Haber No: MM-20260727-100429-5034
Yayın otomasyonu: Make • Merin Medya
İletişim: 0532 252 02 48
İzinsiz çoğaltılamaz. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


